Salı, 04 Ağustos 2020
.
.
Cemil Gümüş

Çocukların Savaşı

Savaşın Çocukları, başlığını çoğu belgesellerde ya da haber başlıklarında görmüş ya da duymuşsunuzdur. Bu deyişi ben duyduğumda beynime kazınırdı her seferinde ve oralarda bir yerlerde kalırdı. Oysa sahada gördüklerim ve yaşadıklarım, aslında başlığın anlaşıldığı gibi değil de tersten düşünerek söylenmesi gerektiği kanaatini oluşturdu bende. Tecrübelerim bana Bu başlığın aslında Çocukların Savaşı olarak değişmesi gerektiğini öğretti.

Nasıl ve neden mi ? Anlatayım.

Dünyanın her köşesinde savaşlar devam ederken kendilerini büyük ve gelişmiş olarak lanse eden, gören ve bununla övünen devletlerin siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda 2011 yılında Ortadoğu’nun ticaret ve kültür merkezi konumunda bulunan Suriye’de savaş çanları çalmaya başladı. Savaşın nedenlerini burada uzun uzun anlatmaya gerek, zaten paragraf başında belirttim.

Dünya Arap Bahri ile çalkalanmaya başlamış ve Ortadoğu da çoğu yönetim devrilmişti. Ortadoğu da bulunan her devlet bu baharın kendilerine sıçramasından endişe ederken, Suriye’ye sıçraması çok uzun sürmedi lakin bu kadar uzun süreceği kimsenin aklına da gelmedi sanırım. Ve olan oldu. 10 yılı aşkın süredir Suriye topraklarının kan içmediği bir günü olmadı.

Oluk oluk kan akan topraklarda 10 yıllık süre zarfında 1 milyondan fazla sivil hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerden neredeyse 10 bini çocuktu. Evet, 10 bin çocuk Suriye’de savaşı kaybetti. Peki ya geride kalanlar…

Bu süre zarfında neredeyse 3 milyona yakın çocuk evinden, yerinden ve vatanından koparılarak yeri değiştirmek durumunda bırakıldı. Ülkede bulunan 2 milyona yakın çocuk okul yüzü görmüyor. Ülkeden göç eden 7 milyon göçmen içerisindeki 1 milyona yakın çocuk göçmen, okula gidemiyor.

Rakamları saymak ve okumak ne kadar kolay değil mi?

Eğitim bu çocukların alması gereken temel haklardan bir tanesi sadece. Oysa bu çocukların tamamı barınma sorunu başta olmak üzere hayatları boyunca yüzlerce sorunla baş etmek zorunda kalmışlardır. Bu çocukların kimisi annesini, kimisi babasını kimisi de hem annesini hem babasını bu savaşta kaybetmiştir.

Annesiz ve babasız mücadele eden çocukların yanında kimisi elini, kimisi ayağını kimisi de hem elini hem ayağını kaybetmiş şekilde yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Cami köşelerinde, çadırlarda ve zeytin ağacı kovuklarında yaşayan kar, yağmur, çamur ve toz içerisinde nefes almaya çalışan ve karnını doyurmak için dilenmek zorunda kalan çocukların savaşı bambaşka bir hal almıştır.

Bütün bu saydıklarım nedenlerden dolayı savaşın çocukları söyleminin yerine çocukların savaşı kavramını seçtim ben.

Onlar çatısı bombalanmış evlerinin moloz yığınları arasında savaşıyorlar, onlar çamur üzerine kurulmuş ve en ufak bir rüzgârda savrulup uçacak çadırlarda savaşıyorlar, onlar zeytin ağaçlarını siper ederek yağmurdan ve kardan saklanarak savaşıyorlar, onlar annesiz ve babasız olarak elleri ya da ayakları olmadan hayata tutunmak için savaşıyorlar.

Elleri ve ayakları olan çocukların bazıları ellerine silah alarak savaşsalar da onlar ellerinden alınan yaşam hakkı için savaşıyorlar. Küçücük bedenlere yüklenen bunca yük altınca o minicik eller okumak için can atıyor, onun için savaşıyorlar aslında. Bütün bu olan biten Dünyanın gözü önünde olup biterken film izler gibi izliyor.

Savaşı kaybedip bu hayattan göçüp giden bazı çocuklar arkalarından bazı mesajlar bırakıp gittiler. Sizleri o mesajlarla baş başa bırakıyorum. Mesajları anlamamız ve gerekeni yapabilmemiz ümidiyle.

Savaş uçaklarının bombardımanı sonrasında babasını kaybetmiş minik bir beden, kardeşini kaybettiği için ağlayan amcasına, ‘‘ Amca sakın babam için ağlama’’ diyor.


Yıkılan bir binanın altından kanlar içinde çıkarılan minik bir kız çocuğu, tedavi edilmek üzere geldiği sağlık merkezinde ‘‘ Amca lütfen elbise kesme, daha yeni aldım diyor’’ ve minicik bedenlerin aslında bu hayattan ne istediğini bağırıyor.


Suriyeli bir çocuk son nefesini verirken işaret parmağını kaldırıyor ve “Hepinizi Allah’a şikâyet edeceğim” diyor.
Suriye’de açlıktan ağlayan bir çocuk, “Allah’ım çok açım, bizi cennete al da orada doyalım” diye dua ediyor. 

 

 

Yazar İçeriğini Paylaşın :

Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE