Salı, 04 Ağustos 2020
.
.
Yazar: Elif Polat
Elif Polat

BAE-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasındaki soğuk savaş farklı eksenlerde devam etmekte. BAE, 6 Emirliğin (Abu Dabi, Dubai, Sharjah, Umm Al Quwain ve Ajman) birleşimi ile 1971 de kuruldu. Türkiye 1979’da, BAE’nin 1983’te elçilikler açmasıyla ticari ilişkiler başladı ve yıllar içinde inşaat, savunma ve gıda alanında ilişkiler gelişme gösterdi.

BAE ile Türkiye arasındaki ilk gerilim Arap Bahar’ı ile başladı. İhvan’ın Arap Baharı sürecinde Türkiye’den destek görmesi BAE ile ilişkileri bir anda kilitledi.


BAE ile İhvanın arasındaki gerilimin uzun bir geçmişi var. 1970’lerde BAE’nin eğitim kurumlarındaki açığını İhvan kapatmıştı. Hatta Mecliste 2 Bakanlık dahi İhvan üyelerine verilmişti. Ancak İran’da 1979’daki İslam Devrimi ile rüzgar bir anda ters yönde esti. İhvan’ın daha fazla siyasi taleplerde bulunması BAE’de onun için sonun başlangıcı oldu. BAE, İhvan örgütünün önünü kesti, eğitim kurumları ve bakanlıklar ellerinden alındı. Muhammed bin Zayed’in ifadesi ile “kültürel bir savaş” yürütülmüş Arap Baharı ile uç noktalara taşınmıştı.


Türkiye ile BAE arasındaki en önemli kırılma noktası 2013’te Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yönelik darbeydi. Mısır’daki darbeye en yüksek sesle karşı çıkan ve Rabi işareti ile her platforma taşıyan Türkiye idi. Buna karşı darbeci Abdulfettah el-Sisi’nin en büyük finansörü BAE idi. BAE, Müslüman Kardeşlere yönelik düşmanlıklarını her durumda açıkça ifade etti.


Darbe sonrası Mısır’dan kaçan İhvan üyeleri El-Cezire’deki her programda yer aldılar. Bu Katar-Körfez gerilimini başlattı. Türkiye bu süreçte Doha ile dostluğunu sürdürmeye devam etti.
Türkiye’de 15 Temmuz 2016’daki Fetö darbe girişiminin BAE’nin finanse ettiği iddiaları ilişkileri bitirme noktasına getirdi.


Türkiye’nin Suriye’deki Fırat Kalkanı Operasyonu iki ülkeyi tekrar karşı karşıya getirdi. BAE, Türkiye’yi işgalci olmakla suçladı ve Türkiye’ye karşı SDG güçlerine destek verdi.
Türkiye Libya’da meşru Trablus hükümetine destek verirken, BAE darbeci Halife Halfter’e destek verdi. Böylece BAE ve Türkiye her bölgede karşı karşıya geldi.
Körfez ülkelerinin 2017’de Katar’a yönelik ambargo girişimlerine Türkiye müdahale ederek deldi ve Katar’da askeri üs kurdu. Körfez bundan ciddi rahatsızlıklar duyarken Katar ile Türkiye arasındaki askeri işbirliği gün geçtikçe büyüdü.


BAE ve Türkiye rekabeti Afrika’ya da taşındı. Türkiye’nin Somali’nin başkenti Mogadişu’da üs kurmasıyla BAE hiç vakit kaybetmeden Somaliland’da bir liman ve üs kurdu.
Türkiye 2018’de Hartum’la 22 anlaşma yapıp Sevakin Adasında üs kurdu. 11 Nisan’da Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’i Deviren Askeri Geçiş Konseyi’nin finansörleri Suudi Arabistan ve BAE, Türkiye karşıtı hamlelerine devam ettiler.


Ankara ve BAE arasındaki bir diğer kriz Fahrettin Paşa meselesidir. BAE Dışişleri Başkanı Abdullah bin Zayid’in 2017’de attığı bir twitte; “1916’da Fahrettin Paşa’nın Medine halkının mallarını ve el yazması eserlerini çaldığını biliyor muydunuz? İşte Erdoğan’ın dedelerinin Araplarla ilişkisi buydu” diye sataşması, Erdoğan’ın; “petrol şımarığı ve terbiyesiz adam” ifadeleri ile karşılığını aldı. Ankara’daki BAE elçiliğinin bulunduğu sokağın adı Fahrettin Paşa olarak değiştirildi. BAE’deki basında her gün mutlaka Türkiye aleyhine yazılar düzenli olarak çıkar.
BAE, Türkiye’den İhvan ile arasına mesafe koymasını istiyor. BAE, Türkiye İhvan ile ilişkilerini keserse ilişkilerin düzelebileceğini söylüyor. Türkiye için FETÖ ne ise BAE için İHVAN odur diyorlar. Türkiye-BAE ilişkilerinin akıbeti pek de iyi görünmüyor. Zamanla ne yönde ilerleyeceğini izleyip göreceğiz.

 

Yazar İçeriğini Paylaşın :

Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE