Cumartesi, 24 Ekim 2020
.
.
Yakup Işıklı

Afrika Boynuzu: Somali ve Eş Şebab Terör Örgütü

Afrika Boynuzu: Somali ve Eş Şebab Terör Örgütü

Somali Cumhuriyeti; Afrika’nın doğusunda yer almakta olup Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölgede yer alan, tam manasıyla kurulu bir devlet ve hükümet otoritesi bulunmayan ülke, karadan Kenya, Cibuti ve Etiyopya ile, denizden ise Yemen ve Suudi Arabistan ile komşu olmakla birlikte, Yemen Körfezinde ve Süveyş Kanalına açılan kapı olan Babül Mendeb Boğazında kıyısı bulunması nedeniyle de yüksek jeopolitik öneme sahip bir ülkedir.

1916 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan Somali, daha sonra İngilizler ve İtalyanlar tarafından yönetildiyse de, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu düzenin egemen olması ve bu düzende üçüncü bir yolu savunan Bağlantısızlar Hareketi’nin uluslararası siyasette etkinlik kazanmaya çalışmasının bir yöntemi ve sonucu olan sömürge karşıtı politikaların etkisiyle 1960’da bağımsızlığını kazanmıştır.

1960 yılında İngiliz ve İtalyan kontrolünde olan Somali bölgesi tek çatı altında birleşip bağımsızlıklarını ilan edince, ülkenin başına Abdullah Osman Daar geçmiştir. Ancak Daar, ülkeyi yönetmeye çalışmışsa da bunda başarılı olamamış ve 60'lı yıllarda ordu darbe yaparak ülke yönetimine el koymuş, yeni Başkan'da Siad Barre olmuştur.Barre bu darbeyi planlayan kişi olmamasına rağmen hızlı davranarak ülkenin başına geçmeyi başarmıştır.

Muhammed Siad Barre iktidarda otokratik bir yönetim kurmuş ve sosyalizm anlayışını benimsemiştir. Katı laiklik politikası sergileyen Barre yönetimine Müslümanlar tarafından yoğun tepkiler gelmeye başlamış ve 1983’te Vahhabi bir hareket olan İslam Birliği Örgütü (El İttihad El İslami) kurulmuştur.

1977 yılında Etiyopya ile beraber Rusya ve Küba'nın Somali'nin bir kısmını işgal etmesi, Barre'nin otoritesini halk nezdinde sarsmış ve Barre bu tarihten sonra hem ekonomik hem de siyasi açıdan zor günler geçirmeye başlamıştır. 1988 yılında Etiyopya, Somali ile barış ilan ederken, 1991 yılında Siad Barre, savaş lordları tarafından yönetimden uzaklaştırılmıştır.

Barre'nin devrilmesinden sonra ülkede bir türlü düzen sağlanamamış ve ülke örgütlerin cirit attığı bir alan haline gelmeye başlamıştır. Eş Şebab da böyle bir ortamda faaliyet alanı kazanmış ve Somali’nin güneyinde hegemonyasını kurmuştur.

Birleşmiş Milletlerin çabalarıyla 2004 yılında kurulan Ulusal Geçiş Hükümeti, otoritesini tüm Somali üzerinde kurmak için Eş Şebab ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. ABD de Ulusal Geçiş Hükümetine, bu konuyla ilgili olarak, dolaylı askeri ve diplomatik destek sağlamaktadır.

EŞ ŞEBAB'IN ORTAYA ÇIKIŞI

İslam Birliği Örgütü

Darbe sonrası ülkenin başına geçen Barre, ülke üzerinde çok katı laik, seküler uygulamayı faaliyete geçirince 1983 yılında siyasal İslam düşüncesinde etkisi ile İslam Birliği Örgütü kuruldu, örgütün temel amacı Somali'de İslami devlet kurmak ve bu devletin sınırlarını Somali’den Kuzeydoğu Kenya, Etiyopya’nın Ogedan Bölgesi ve Cibuti’ye kadar uzatmayı da planlamıştır.

Rejim değişikliğini savunan Örgüt, çoğunlukla Orta Doğu’da öğrenim görmüş, iyi eğitimli kişilerden müteşşekkil olmakla birlikte bunun bir neticesi olarak da Orta Doğu’daki Selefi-Vahhabi hareketlerden de maddi ve manevi destek almıştır. 1991 yılında Barre hükümeti darbe ile devrilince İslam Birliği Örgütü, istikrarsızlıktan faydalanarak ülkede bazı bölgeleri ele geçirdi.

2004 yılına kadar ele geçirdiği alanlarda tam hakimiyet kuran örgüt, Etiyopya ve ABD kuvvetleri tarafından varlığına son verilmiştir.

EŞ ŞEBAB

1983 tarihinde Vehhabî temelli bir hareket olan İslam Birliği Örgütü’nün (el-İttihâdü’l-İslamî) mirasçısı olarak doğmuştur. Örgüt, 2004 yılında İslami Mahkemeler Birliği’nin (İMB) askeri kanadı olarak kurulmuştur. Eş-Şebab’ın ruhani lideri olarak, Barre rejimi döneminde albay olan ve 1970’lerde Etiyopya’ya karşı savaşan Hasan Aveys kabul edilmektedir. Eş-Şebab’ın başlıca amacı Geçici Federal Hükümeti (GFH) devirmek, ülkenin tamamının kontrolünü ele geçirmek, Kenya ve Etiyopya’da Somalilerin yaşadığı bölgelerle birleşmek ve bir İslam devleti kurmaktır.

2006 yılı sonlarında Baidoa’yı ele geçirmek isteyen İslam Mahkemeleri Birliği Örgütü, Etiyopya’nın sert müdahalesiyle karşılaşmış ve ABD destekli Etiyopya ordusunun karadan ve havadan yaptığı müdahaleler karşısında büyük bir yenilgiye uğramıştır. 2012 yılının eylül ayına dek Somali Federal Geçiş Hükümeti’nin Devlet Başkanı olan Şeyh Şerif Ahmed’in liderliğini üstlendiği İslam Mahkemeleri Birliği Örgütü’nün, bu hezimet karşısında dağılmaya yüz tutması ve bu durumun da Somali’deki iç karışıklıkları tırmandırması üzerine Mücahit Gençler Hareketi, kısa adıyla Eş Şebab, bağımsız yeni bir direniş örgütü olarak faaliyetlerine başlamıştır.

İslam Birliği ve İslam Mahkemeleri Birliği Örgütlerinin zaman içerisindeki dönüşümünden ortaya çıkan Eş Şebab Örgütü, baştan beri ideolojik olarak bağlı bulunduğu El Kaide ile 10 Şubat 2012’de resmen birleşmiştir.

EŞ-ŞEBAB’IN ORTAYA ÇIKIŞINA SEBEP OLAN DINAMIKLER

1) Sosyo-Ekonomik sebepler: Dünyanın en fakir ülkelerinden olan Somali'de yoksulluk ve yolsuzluk had safhaya ulaşmıştır. Bunun başlıca sebebi ise uzun süren istikrarsızlık ve ülkede yaşanan iç savaş. Bu olaylar sebebiyle yaşananmaz ülke haline gelen Somali'de binlerce insan ülkeyi terk etmiş, çoğu kişi de işsiz kalmıştır. İşte Eş Şebab örgütü de bu dönemde teşekkül etmiştir.

2) Siyasi İstikrarsızlık: Bağımsız olduğu 1960'lı yıllardan 1991'e kadar nispeten belli bir siyasi düzen olduysa da 1991'de Barre yönetimi devrilince ülke meşruiyetini yitirmiş ve parçalara bölünmüştür. Somali’nin kuzeyi 1991 yılının Mayıs ayında Somaliland Cumhuriyeti adıyla ülkenin geri kalan kısmından bağımsızlığını ilan etmiştir. Bununla birlikte Somaliland dünyada hiçbir hükümet tarafından tanınmamıştır. 1998 yılında ise Somali’nin kuzeydoğu kesimi Puntland Devleti olarak özerkliğini ilan etmiştir. Ülkeyi tek çatı altında birleştirmeyi vaat eden Eş Şebab, bu dönemde rahat bir şekilde yayılma fırsatı yakalamıştır.

3) Din: Dini değerlerin yaygın olduğu Somali'de Eş Şebab, bundan da yararlanmıştır.

4) Dış Müdahaleler: Eş-Şebab, Kenya’nın Ekim 2011’de Somali’nin güneyine askeri müdahalede bulunması ve 4 bin Kenyalı askeri Somali’deki Afrika Birliği Misyonu (AMISOM) çerçevesinde konuşlandırması gerçeğinden hareketle özellikle Kenya’daki sivilleri hedef aldığını açıklamıştır. Bu saldırı sonrasında Eş-Şebab daha çok bilinir hale gelmiş, doğu Afrika’da ve dünyada daha fazla tanınmıştır.

ÖRGÜT YAPISI

Örgüt, üç katmanlı bir piramit şeklinde yapılanmıştır. Buna göre; Kiyâde olarak adlandırılan en tepedeki kısımda örgütün önder kadrosu; ikinci katmanda muhacirler, yani yabancı savaşçılar ve yabancı pasaport sahibi Somalililer; en alt katmanda ise yerli Somali savaşçılarından oluşan Ensar grubu yer almaktadır.

Örgütün tek lideri olmakla birlikte, ona, karar alma aşamasında yardımcı olan on kişilik bir “Şura” Konseyi eşlik etmiştir. Örgüt, hücre yapılanmasına sahip olmuş ve Somali içerisinde idarî yönden paylaşıma gitmiştir. Şura Konseyinin mevcudiyeti ve bu şekilde komutanlık bölgelerinin oluşturulması, Örgüt içerisinde özerk bir yapının oluşmasına, bölgesel komutanların kendi askeri stratejilerini uygulayabilmesine alan bırakmıştır.

Bu nedenle Örgüt ile mücadele büyük zorluklarla karşılaşmakta ve Örgüt liderleri ele geçirilebilse bile Örgütün faaliyetlerinin sona erdirilememesine sebep olmaktadır. Örgütün, Cefa Ordusu ve Ahlak Ordusu adı altında iki ordusu bulunmaktadır. Siad Barre hükümetine karşı mücadele veren Şeyh Hasan Zahir Uveys, Örgütün ruhani lideri sayılmaktadır.

Fiilen de 2006 yılına kadar Örgütün komutanlığını yapan Uveys, bu tarihten sonra yerini, Aden Hashi Ayro’ya bırakmıştır. Ayro’nun Suudi Arabistan’da İslamî olarak nitelendirilen bir eğitim aldığı ve Afganistan’da ve tam olarak ispat edilemese de Çeçenistan’da savaştığı iddia edilmiştir.

Aden Hashi Ayro, 2008, ABD’nin insansız hava aracıyla yaptığı saldırıda hayatını kaybetmiştir. Ayro’nun ölümünden sonra, Örgütün kurucularından olan Ahmed Abdi Godane ( Abu Zubayr), Örgütü yönetmeye başlamıştır. Godane ile birlikte Şeyh Muhtar Robov, örgütün ikinci komutanı olarak görev almıştır. 2014 yılından sonra da Ahmed Ömer örgütün başına geçmiştir.

ETKİ ALANLARI

Somali

Eş-Şebab örgütünün temel hedefi Somali ve Kenya’daki varlığını korumak ve bu bölgelerdeki nüfuz alanlarını arttırmaktır. Örgüt, bahsedilen bölgelerde propaganda faaliyetleri ile sürekli kendine yeni milisler kazandırmaya ve silahlı çatışmalarda sürekliliği kendine temel hedef olarak benimsemektedir.

Bu bağlamda örgüt, özellikle Somali’nin kırsal kesimlerinde yaşayan işsiz gençleri kendisi için potansiyel milisler olarak görmekte ve bu gençleri düşük ücretler karşılığında kendi bünyesine katabilmektedir. Özellikle Etiyopya’nın işgali, Somalili gençleri ‘ortak bir dava’ altında birleştirerek Eş-Şebab örgütüne yakınlaştırmış.

Bu durum ise örgütün etkinliğinin de bu oranda artmasına etken olmuştur.

Kenya

Sınırları içerisinde 40’tan fazla etnik gruba ev sahipliği yapan Kenya, bu etnik çeşitliliği nedeniyle Sahra Altı Afrika bölgesinin iç çatışmalara ve istikrarsızlık ortamına en müsait ülkelerinden biridir. Kenya’daki bu etnik çeşitlilik ve etnik gruplar arasındaki bölünmeler Eş-Şebab örgütüne; bu ülkeye sızma, tutunma ve etnik gruplar arasındaki mücadelelerden istifade ederek ülkedeki etki alanını arttırma imkânı sunmuştur.

Örgüt özellikle Nairobi ve çevre bölgesinde iletişim alt yapısının olmasını fırsat bilerek sosyal medya, internet siteleri ve iletişim platformları üzerinden gençlere ulaşma fırsatına erişmiş ve bu bölgelerde örgütlenme sistematiğini geliştirmiştir. Özellikle web siteleri ve video paylaşım platformları bu açıdan örgüte propaganda açısından büyük imkanlar sağlamakta ve örgütte bu imkanları kullanarak her geçen gün daha fazla gence temas edebilmektedir.

Son olarak özellikle Kıyı Kenya bölgesi ülkedeki etnik ayrılıkların en fazla öne çıktığı bölgedir. Bu sebeple Kıyı Kenya bölgesi Eş-Şebab örgütünün ülkede Nairobi’den sonra 2. Üstlenme bölgesi olarak öne çıkmıştır. Eş-Şebab örgütü bahsedildiği üzere Somali ve Kenya özelinde genç Afrikalıları yoğun propaganda faaliyetleri neticesinde kendi bünyesine katmaktadır.

Buna bağlamda; örgüte karşı yürütülen yetersiz ve cılız ‘anti-terör’ operasyonlarına rağmen bu bölgelerde oluşturduğu örgütlenme sistematiğini daha da sağlamlaştırmıştır.

ÖRGÜTÜN FİNANSAL KAYNAĞI

Eş-Şebab üç ayrı yöntemle kendine mali kaynak oluşturmaktadır. Örgüt, kontrolü altında bulundurduğu bölgelerde vergi toplamakta ve yurt dışında yaşayan diasporadan finans desteği almaktadır. Ayrıca, korsanlık örgütün Somali’deki finansal yapısını güçlendirecek faaliyetleri arasındadır. En önemlisi, Kismayo limanı güney Somali’nin en önemli iki ticaret limanından biridir.

GFH özellikle Somali’de Mogadişu limanını kontrol ederken, Eş-Şebab Somali’de ve doğu Afrika’nın tamamında ekonomik ve stratejik açıdan önemli olan Kismayo limanında hâkimiyetini sürdürmektedir. Örgütün en büyük gelir kaynağını bu liman oluşturuyor.

SALDIRI YÖNTEMLERİ

Eş Şebab örgüt üyeleri uluslararası teröristlerin kullandığı yöntemlerin hepsini uygulamaktadır

– intihar saldırıları, bombalı saldırılar. Saldırı hedefleri asker, polis ve Eş Şebab ile bölge kontrolü için rekabet eden diğer terör örgüt mensuplarıdır.

EŞ ŞEBAB'IN TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALAN SALDIRILARI

Eş Şebab örgütü, ilk olarak Ekim 2011’de Mogadişu’da kamu binalarına intihar saldırısı düzenlemiş, Türkiye’nin verdiği eğitim burslarının sonuçlarını bekleyen 70 öğrencinin ölümüne yol açmıştır.

Bu durum birçokları tarafından Türkiye’ye yapılan bir saldırı olarak da algılanmış ve Türkiye bu saldırıda yaralan öğrencilerin tedavisi için Somali’ye ambulans uçak göndermiştir. 25 Mayıs 2012’de bir Türk işadamı Mogadişu’da kaldığı otelde suikasta kurban gitmiş, 15 Nisan 2013’te Kızılay yardım konvoyuna saldırı düzenlemiş, 16 Somalili yardım görevlisi ölmüş ve 4 Türk de yaralanmıştır.

Örgüt 27 Temmuz 2013 tarihinde Türkiye Somali Büyükelçiliği ek binası önünde bir intihar saldırısı gerçekleştirmiş, twitter üzerinde yaptığı açıklamayla Türkiye’yi seküler ve İslam dışı bir siyasal yapının oluşmasına destek vermekle suçlamıştır. Bu saldırı sırasında dört Türk özel harekât polisinden biri çıkan çatışmada şehit olmuş, diğerleri ise yaralanmıştır.

Türk büyükelçiliğine yapılan saldırı doğrudan Türkiye’ye mesaj olması anlamında önemli olup, özellikle çalışmaları sonrası sosyal ve siyasal hayatı yeniden diriltmeye çalışan Türkiye’ye yönelik El-Şebab tarafından duyulan rahatsızlığın en temel göstergesi olmuştur. Ayrıca, saldırı da büyükelçilikte görev yapan Türk vatandaşları dışında, 2 kişi daha hayatını kaybetmiş, 6 kişi de yaralanmıştır.

2014 yılı itibariyle tüm Doğu Afrika bölgesinde Türk büyükelçiliklerine ve Türk varlığına yönelik El-Şebab tehditleri göreceli olarak artmıştır. Somali’nin başkenti Mogadişu’da Türk Hava Yolları çalışanlarının bulunduğu bir araca saldırı düzenlenmiş, saldırıda Türk Hava Yolları Güvenlik Şefi Saadettin Doğan başından vurulduktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir, yine aynı yıl Mogadişu’da emekli SAT Komandosu Saadettin Doğan’ın (42) yakın arkadaşı emekli SAT komandosu Ergin Geldikaya, silahlı saldırıda yaşamını yitirmiştir.

Örgüt, yapılan yardımlarla Türkiye’nin Somali’de devlet inşası konusundaki başarısı ve bunun sonucu olarak kendi alanının daraldığını düşündüğünden sistematik saldırılar düzenlemektedir.

 

Kaynakça

1) DENİZ, Tarkan; “Afrika Boynuzunda Bir Ülke: Somali”, Afro Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi, Rapor No: 2013/1, Ocak 2013, http://www.afasam.org/tr/pdf/2013 - 1.pdf, 17.06.2013

2)AKTÜRK, Hüseyin; “Somali Korsan Krizi”, USAK Afrika Raporları 2008

3) Muhammed Tandoğan, “ Eş Şebab Örgütünün Anatomisi”, http://www.afam.org.tr/es-sebab-orgutunun-anatomisi/

4)İŞİD’İN GENİŞLEYEN AFRİKA AĞI: BOKO HARAM VE EŞ ŞEBAB UZANTISI1. Yrd.Doç.Dr. Saadat Rustemova DEMIRCI

5) Geçmişten günümüze Eş Şebab, http://www.aljazeera.com.tr/dosya/gecmisten-gunumuze-es-sebab

6) SAHRA ALTI AFRIKASI’NDA TERÖRIST GRUPLARIN YÜKSELIŞI BOKO HARAM VE EŞ-ŞEBAB - Abdurrahim Sıradağ

7) SAHRA ALTI AFRİKA BÖLGESİNDE GÜVENLİK VE TERÖR: EŞ-ŞEBAB VE BOKO-HARAM ÖRNEKLERİ https://www.gencdiplomatlar.com/catisma-bolgeleri/somali/sahra-alti-afrika-bolgesinde-guvenlik-ve-teror-es-sebab-ve-boko-haram-ornekleri.html

Yazar İçeriğini Paylaşın :

Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE